26 Kasım 2009 Perşembe

Gözde Yazıyor: Yolculuk Var

Gönderen gözde zaman: Perşembe, Kasım 26, 2009 7 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Bugün öğleden sonra İstanbul'a doğru yola çıkıyoruz. 4 günlük bayram tatilinden sonra da Ankara'ya geçeceğiz. Çünkü benim bitmesine çok az kalan (sonunda) yüksek lisansımın sınavları var.

Tabii çok endişeliyim. Eylül henüz iki aylık ve biz şehirlerarası yolculuğa çıkmak zorundayız. Çok şükür ki eşim en büyük yardımcım. Ben sınavdayken kızımızla o ilgilenecek ve ben ilk defa birkaç saatliğine onlardan ayrı kalacağım. Tekrar işe başlayınca ne olcak hiç düşünemiyorum bile.

Umarım bu yolculuğu da sağ salim atlatırız ve meleğimizin düzenini bozmadan evimize döneriz.

Bu arada "bebekle yolculuk etmek"'le ilgili tecrübeleri olan varsa seve seve dinlerim.

AA UNUTMADAN: Dün kızım tam 2 aylık oldu ve ben de bir yaş daha yaşlandım. İkisini birarada yaşamak gerçekten çok güzeldi:))

24 Kasım 2009 Salı

Ayşe Yazıyor : Öğretmenler Günü

Gönderen Ayşe zaman: Salı, Kasım 24, 2009 6 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Bugün 24 Kasım.Bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.Benim ilk Öğretmenler Günüm bugün.Ve inanılmaz bir baş ağrım var.Her ne kadar "sizi çok seviyoruz,öğretmenler gününüz kutlu olsun v.b."güzel sözler duysam da öğrenciler derste konuşmaktan geri kalmıyorlar.Tam bir sessizlik imkansızzzz:(

Fotograftaki çiçek Sez'in geçen haftaki hediyesi.Marula benziyor değil mi?Yaprakları çok sert olmasına rağmen sanki yumuşacık bir yastık gibi duruyor.Ben görür görmez bayıldım.Sanırım büyüdükçe ortası mor renk alacak...

23 Kasım 2009 Pazartesi

Ayşe Yazıyor : Mutluluk

Gönderen Ayşe zaman: Pazartesi, Kasım 23, 2009 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar



Yazın sonlarından...

22 Kasım 2009 Pazar

Ayşe Yazıyor: Hayat

Gönderen Ayşe zaman: Pazar, Kasım 22, 2009 4 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Son yaşadıklarım bana hayatımızın her anının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı.Her gün sevdiklerimin başına kötü şeyler gelebilir düşüncesinin saplantılı hale dönüşmesini engellemeye çalışıyorum.Bunun için de içimden ne gelirse onu yapıyorum,kimseye kızmıyorum,kırılmıyorum sevdiklerimi hiç ummadığım bir anda kaybedebilme gerçeğine karşı,hayatıma hakettiği değeri vererek,bağışıklığımı sağlamlaştırıyorum...

19 Kasım 2009 Perşembe

Gözde Yazıyor: Sevdiğim Kokular

Gönderen gözde zaman: Perşembe, Kasım 19, 2009 5 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Minik Yaz'ın annesi Deniz beni mimlemiş. Sevdiğim 5 kokuyu yazmamı istemiş.
Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Birincisi, annemin kokusu.. Kaç yaşıma gelirsem geleyim içime çektiğimde huzur bulduğum, hatırladığım en minik halime beni götüren koku..

İkincisi, eşimin kokusu.. Parfümü falan değil, kendi kokusu.. Güven duymamı sağlayan müthiş bir his..

Üçüncüsü, kızmın Eylül'ümün kokusu.. Hiçbirşeye benzemiyor, anlatmakla tarif edilemiyor..Bambaşka birşey..

Dördüncüsü, eşimle tanıştığımızda kullandığım iki koku. Bana O'nu ve yaşadığımız günleri çağrıştırıyor. Ozamandan beri değiştirmiyorum. Kokunun çağrıştırdıkları hep çoğalsın diye..Davidoff Cool Water ve Ralph Lauren-Ralph

Beşincisi evimin kokusu.. Bana huzuru, sevgiyi, aşkı, mutluluğu çağrıştırdığı için..

Sanırım bu mimi çoğu kişi yaptı. Ama yapmayan varsa benden onlara gitsin..

13 Kasım 2009 Cuma

Ayşe Yazıyor:

Gönderen Ayşe zaman: Cuma, Kasım 13, 2009 12 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Çarşamba günü kuzenimi kaybettim.Son bir senedir üzerimizden gitmeyen bu berbat lanet bu kez hiç ummadığımız bir anda küçücük bir çocuğu babasız bıraktı...
Hiçbir şey söyleyemiyorum...

12 Kasım 2009 Perşembe

Gözde Yazıyor: Hızla Büyüyoruz

Gönderen gözde zaman: Perşembe, Kasım 12, 2009 10 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Ve ben zamanı durdurmak istiyorum. Bebeklik günleri hiç bitmesin diliyorum. Gece uykusuzluklarına, anlam veremediğim, susturmak için ne yapacağımı şaşırdığım ağlamalarına, artık sürekli bir endişe içinde yaşamama, yavaş yemek yemenin ne olduğunu unutmama, koşturmadan iş yapmak ne demek artık bilmememe, gittiğimiz her yerde ne yaptığımı anlamadan geri dönmeme, akşam nasıl oldu 1,5 aydır bir türlü anlamamama ve sayamadığım bir sürü tuhaf şeye rağmen ben zamanı çılgıncasına durdurmak istiyorum. Bütün bunları doya doya yaşayabilmek için..

Deli miyim?
Hayır..
Sadece..
ANNE OLDUM..

11 Kasım 2009 Çarşamba

Ayşe Yazıyor : Güzel Şeyler

Gönderen Ayşe zaman: Çarşamba, Kasım 11, 2009 4 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Böyle tatlı bonbonlara kim hayır diyebilir ki?

Image and video hosting by TinyPic




Ayrıca blogumuzun daha geniş halini nasıl buldunuz? Resimler gayet net değil mi?
Bunun için Bloggerların şahı Stil Direktörü'müze ve benimle fikir paylaşımında bulunan Ecem'ciğime çokçokçok teşekkür ediyorum:)

09 Kasım 2009 Pazartesi

Ayşe Yazıyor : Parisienne

Gönderen Ayşe zaman: Pazartesi, Kasım 09, 2009 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Yves Saint Laurent'in merakla beklenen yeni parfümünün tanıtımlarına Kate Moss çok yakışmış.







Kaynak:Mydailystyle

08 Kasım 2009 Pazar

Ayşe yazıyor: Sonundaaa

Gönderen Ayşe zaman: Pazar, Kasım 08, 2009 3 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Evet sonunda bloguma döndüm.Bayadır ilgilenemiyordum.Bu durumda yoğun olmamın payı var evet ama asıl neden fotograf makinamım bozulmuş olmasıydı.Yeni bir makinayla bu sorunu çözdüm.Bu çanta haftasonu alışverişinden güzel bir örnek.Kahverenginden kadife ve üzerindeki işlemelerin bazıları küçük boncuklarla süslenmiş.Ayrıca sapı şeffaf pembe tonunda mika malzemeden.Elde taşınan çantalara bayılıyorum.
Fiyatı 9.90YTL,Assortie'den.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Gözde Yazıyor: Bahçemizdeki Pembe Güller ve Benim Minik Tomurcuğum

Gönderen gözde zaman: Çarşamba, Ekim 28, 2009 20 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Eşim bahçeyi düzenledikten sonra güllerimiz de açmaya başladı. Pembe pembe öyle güzel oldular ki insan bakmaya doyamıyor.

Kucağımdaki güzellik ise hepimizin ortak kararı tam bir artist. Babaya ne pozlar, ne gülücükler anlatamam. Daha 33 günlük. Aslında hiçbirşeyin farkında değil. Doktorun dediğine göre henüz görmüyor bile. Ama öyle bakışlar atıyor ki manalı manalı, kesin görüyor diyorum. İmkansız görmeyen birisi böyle anlamlı bakamaz. Biraz daha büyüsün bu bakışlar nasıl değişecek.

33 günlük oldu demişken bebekler gerçekten çok hızlı değişiyorlar. Zaman nasıl geçti, Eylül nasıl bu kadar değişti anlayamıyorum bir türlü. Sanki sürekli başka biri oluyor, ifadesi hep değişiyormuş gibi geliyor.

Tabii her gün dış görünüşümüzle beraber huylarımız da değişiyor. Dün bütün gün uyumadı mesela. Ağlamıyor, mızmızlanmıyor ama yatağına ya da ana kucağına bırakınca ıh ıh ıh sesleri başlıyor. Kucağıma alıp gezdirince etrafı seyre başlıyor ve pek bir mutlu oluyor. Tabii onun uyumasını bekleyip kendi yatağına iştahla bakan ben de avucunu yalıyor, bütün gün 5 dk bile uyuyamıyorum.

Akşam banyosunu yaptırıp, masajını da uygulayınca prensesimiz mest oldu ve uyudu. Ben de işlerimi bitirip 8 buçukta yatağa koştum. Malum gece emiyoruz ve en az 3 kere uyanıyoruz. Tabii uykusuzlukla sinirleri altüst, her an ağlamaya hazır bir anne var evin içinde..

Allahtan bugün uykumu alarak uyandım ve güne hazırım. Bakalım Eylül Hanım bugün nasıl uyanacak!!

24 Ekim 2009 Cumartesi

Ayşe yazıyor : Fashionable İstanbul

Gönderen Ayşe zaman: Cumartesi, Ekim 24, 2009 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar









Artık İstanbul da resmi olarak bir moda başkenti :) Ekrandan takip edebildiğim kadarıyla şimdiye kadar başarılı bir etkinlik oldu.Son gün de sorunsuz geçer inşallah.İlerki yıllarda daha uzun ve daha çok modacının katıldığı güzel defileler izlemek ümidiyle...
Resimler Roberto Cavalli'nin yer aldığı ilk günden...


Kaynak:CNN TURK

Gözde Yazıyor: Tutma Beni Anneeee

Gönderen gözde zaman: Cumartesi, Ekim 24, 2009 18 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Bayılıyor kafasını geriye atıp uyumaya, yumuk eller de çene altında... Kafasını tutmak için baya bir zorluyoruz kendimizi. Ama nafile, o kafa mutlaka geriye atılacak, başka türlü asla uyumuyor.

Yalnız poza bakar mısınız? Ayşeciğimin dediği gibi: Bildiğin Artist İşte:)))

22 Ekim 2009 Perşembe

Gözde Yazıyor: Mevlütümüzü De Yaptık

Gönderen gözde zaman: Perşembe, Ekim 22, 2009 25 yorum Bu kayda verilen bağlantılar



Daha önce kıyafetini paylaşmıştım sizinle, sonunda giydirip bebek mevlütünü de yapmak nasip oldu.
Darısı daha güzel günlerini görmeye olsun..
Zaman çok hızlı geçiyor. Pazar günü tam bir aylık olacak benim meleğim. Bebekler inanılmaz bir hızla büyüyor ve değişiyorlarmış. Bunu da yaşayarak görmüş olduk.
Öyle güzel bir süreç ki allah isteyen herkese bu duyguları yaşatsın..

18 Ekim 2009 Pazar

Ayşe yazıyor : Chiara

Gönderen Ayşe zaman: Pazar, Ekim 18, 2009 3 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Chiara Ferragni adını duyanınız var mı? Chiara,modayı yakından takip eden,hayranları milyona yaklaşan,hayatının tüm ayrıntılarını Twitter,Facebook,Flickr ve son olarak da Blogger'da sevenleriyle paylaşan bir Life Lover :)Yaşamına,tanımadığı insanları da ortak edebilecek kadar cesur olması belki de onu bu kadar idolleştiren.Ama eminim ki sadece cesur olmasının değil,görsel olarak insanlara hitap etmesinin bu durumda payı büyük.Ben Chiara'yı ilk olarak Lookbook'da takibe almıştım.Daha sonra Flickr'dan izlemeye başladım.Sokak modasının güzel örneklerini Flickr'ında görebilirsiniz.Bu konu üzerine fotograf sanatındaki başarısı yadsınamaz.O nedenle her gün,takip ettiğim bloglara bakarken Chiara'nın Flickr'ına da göz gezdiriyorum.Ne var ki şimdi Chiara'yı takibe alacağım bir yer daha var.O da The Blonde Salad.Eğer yabancı blogları izliyorsanız Chiara'nın stilini size tavsiye edebilirim.Yeni blogunun Flickr ve Lookbook'u kadar ilgi toplayacağına eminim.

13 Ekim 2009 Salı

Gözde Yazıyor: Melek Perisiyle Güzel Günler

Gönderen gözde zaman: Salı, Ekim 13, 2009 21 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Uzun zaman oldu sizlerle birşeyler paylaşmayalı. Bloğumu çok özlemişim gerçekten. Biz yokken iyi dileklerini esirgemeyen herkese çok teşekkürler yeniden.

Anne olanlar bilir. Doğum yapınca çok fazla birşeyler yapmaya vaktiniz kalmıyor maalesef. Meleğim beni çok yoran bir bebek değil çok şükür ama yine de vaktimin büyük bir çoğunluğunu alıyor.

Çok merak eden oldu biliyorum doğum hikayemizi. Aslını söylemek gerekirse burada takip ettiğiniz güzel hamilelik günlerim son 10 gün maalesef bir kabusa dönüştü. Allah kimsenin başına vermesin Pupp denen lanet bir rahatsızlığa yakalandım. Hamilelerin yüzde 20sinde görülen, çok eziyetli bir hastalık maalesef. Kaşıntıyla beraber kırmızı kabartılar bütün vücudunuzu kaplıyor. Ama bu kaçıntılar bildiğiniz normal kaçıntı değil. 1 saat bile uyumanıza izin vermeyen inanılmaz ızdıraplı bir süreç. Aynı zamanda da görüntüsü berbat. Vücudunuza kaynar su dökülmüş gibi oluyor ve maalesef hamilelik döneminde bir tedavisi yok. Doğum yaptıktan sonra kendiliğinden kayboluyor. Gerçekten çok ilginç..Çok şükür ki doğumdan sonra lekelerim kaybolmaya başladı ve nerdeyse 20 gün olacak tamamen geçti sayılırlar. Kaşıntılarım ise azalarak devam ediyor. Ümit ediyorum yakında onlar da geçecek. Son 2ayda da başlayabilen bu rahatsızlığa hamilelik döneminde bulabileceğiniz tek çözüm karbonatlı su. Bütün vücudunuza sürdüğünüzde en azından 2-3 saat size nefes aldırıyor. Umarım kimse böyle birşeyi yaşamaz.

Gelelim doğum hikayemize.. Eylül'üm bizi biraz bekletti. 40+5'te dünyaya geldi. Normal doğum yapmayı deli gibi istememe rağmen epidural sezeryan olmak zorunda kaldım. Suyum geldi ancak açılmam olmadığı için doktorum bebeği riske atamayacağımızı söyledi ve hemen ameliyata aldı. O andaki korkumu anlatamam size. Bütün vücudum titriyordu. Hazırlıksız yakalanmak insanı gerçekten çok tedirgin ediyormuş. Ama 15dk sonra meleğimi bana gösterdiklerinde, zeytin gözlerini gördüğümde herşey pespembe oldu. Allah herkese bu muhteşem duyguyu nasip etsin.

Şimdi yeni evimizde, melek perisiyle çok güzel günler yaşıyoruz. Ne olur bu yazıyı okuduğunuzda meleğim için dua okumayı ihmal etmeyin. İnsan anne olunca çok korkuyor ve birşey olacak diye içi titriyor. O yüzden sizden tek isteğim dualarınız..

05 Ekim 2009 Pazartesi

Ayşe yazıyor : Mark Fast ve Balıketli Mankenleri

Gönderen Ayşe zaman: Pazartesi, Ekim 05, 2009 3 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Mark Fast'in Londra Moda Haftasında sunduğu 2010 İlkbahar Yaz koleksiyonu değişik formlardaki örgü tasarımlarıyla dikkat çekti.Kıyafetlerden sonra en dikkat çekici şey ise sıfır beden mankenlerle birlikte aynı podyumu paylaşan balıketli mankenlerdi.Ben ilginç bulmanın yanı sıra büyük beden giyinen hanımları da düşündüğü için Mark Fast'ı tebrik ettim.Ya sizce nasıl olmuş?Podyumlarda "incelikten" yana mısınız yoksa "farklı bedenlerdeki duruşları görmek de lazım mı" diyenlerdensiniz?









03 Ekim 2009 Cumartesi

Gözde Yazıyor: Biz Geldik

Gönderen gözde zaman: Cumartesi, Ekim 03, 2009 24 yorum Bu kayda verilen bağlantılar


Sonunda kavuştuk meleğimle..
Mis kokulu pamuk prensesimle..
Herşey yolunda Allah'a şükür, sağlığımız yerinde..
Büyük bir aşk yaşıyoruz kızımla, babasıyla yaşadığı kadar olmasa da..
Bizi merak eden, soran herkese çok teşekkürler, biraz toparlanıp en kısa zamanda döneceğiz..
Doğum hikayemiz ve resimlerimizle..
Şimdilik hoşçakalın..

01 Ekim 2009 Perşembe

Ayşe yazıyor :Pretty İYİ ki Doğdun!!!

Gönderen Ayşe zaman: Perşembe, Ekim 01, 2009 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
İyi ki doğduuunnnn Pretty'cimmmm. Güzel anneler iki oluyorrr.Bebişimle mutlu sağlıklı huzur dolu yıllar geçirmen dileklerimizleeee :)
Çok seviyoruz seniiiiiii :):):)

27 Eylül 2009 Pazar

Ayşe yazıyor : Mavi

Gönderen Ayşe zaman: Pazar, Eylül 27, 2009 5 yorum Bu kayda verilen bağlantılar



Denize hayran biri olarak en sevdiğim renklerin başında gelir mavi.En koyusundan bir lacivert ya da toz renkli uçuk bir mavi farketmez.Mavi benim için hep güzeldir.Bu resimdeki kızımızda sanırım bu renge en az benim kadar hayran.Ayakkabısının modeli zaten şahane,hem de kahverengi yani bence maviye en çok yakışan renklerden biri.Ve en güzeli de boyundaki kolye.Üstelik el yapımı olabilir.Hatta siz de evde kendiniz yapabilirsiniz.Kırpık pamuk veya elyaf parçalarının etrafını koton cinsi bir kumaşla çevreleyip alttan bağlama usülü diktiğinizde büyüklü küçüklü kumaş toplar elde edebilirsiniz.Yine aynı koton kumaşları bu sefer içine elyaf doldurmadan ortadan birleştirmek suretiyle büzme tekniği ile diktiğinizde zeminde gözüken çiçek motifli parçayı elde etmiş olursunuz.Sonra bu parçaların üzerine topları iliştirip kalın bir ipe dizdiğinizde ta taamm kolyeniz hazır.Vakit bulursam bende deneyip neticeyi sizinle paylaşabilirim :)



Kaynak.Sartorialist

26 Eylül 2009 Cumartesi

Ayşe yazıyor : Müjdemi İsterim

Gönderen Ayşe zaman: Cumartesi, Eylül 26, 2009 13 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Bu sabah Gözde'den aldığım mesaja göre minik Eylül'ümüz cuma günü öğle saatlerinde dünyaya gözünü açmış.Her ikisinin de sağlık durumu gayet iyiymiş.Ayrıntılar için Gözde'nin toparlanmasını bekleyeceğiz anlaşılan çünkü bu heyecanı en iyi o anlatabilir.Benden şimdilik bu kadar :) :) :)

24 Eylül 2009 Perşembe

Ayşe yazıyor : Gelişmeler

Gönderen Ayşe zaman: Perşembe, Eylül 24, 2009 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Bugünkü izlenimlerim : Gelişme çağındaki çocuklar çok soru soruyorlar:) Çok tatlılar ve öğrenmeye çok açıklar.

Benden birkaç gelişme : Öğretmenlik kolay bir meslek evet ama içi seni dışı beni hesabı,ilk günden başım ağrıyor,sesim kısık.Kadro meselesi çok can sıkıcı arayı uzatmadan kadroya geçmek lazım yoksa öğrettiğinizden bile bir şey anlamıyorsunuz...

Gözde'ciğimle ilgili gelişmeler: Daha önceki aramamda ulaşamamıştım ancak bugün telefonla konuşabildik.Eylül'cük hala anne karnında,o kadar da hareketli halbuki,demek ki yuvayı çok sevdi:) Gözde'ninse vücudunda birtakım yaralar oluşmuş onlarla biraz başı dertte.Taşınmadan dolayı interneti hala bağlanamamış,internete kavuşur kavuşmaz bloga dönecek.Bu arada tabi doğum gerçekleşeceğinden,ben doğum haberini alır almaz sizlere yazacağım merak etmeyin :)
Tüm okuyucularımıza selamı var :)

23 Eylül 2009 Çarşamba

Ayşe yazıyor : Şimdi Okullu Olduk

Gönderen Ayşe zaman: Çarşamba, Eylül 23, 2009 8 yorum Bu kayda verilen bağlantılar



Bugün sizlerle güzel bir haberi paylaşacağım.Başlıktan da anladığınız üzere,yarın okula başlıyorum.İki ilköğretime birden gideceğim.Haftayı da iki okula bölmüş durumdayım anlayacağınız.Yarın ilk zil çalıyor.Şans dileyin :)

Bu arada Gözde'den hala ses yok,meraktayımmmmmm :)

20 Eylül 2009 Pazar

Ayşe yazıyor : İyi Bayramlar

Gönderen Ayşe zaman: Pazar, Eylül 20, 2009 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Bende bayramların yeri çok büyüktür.En güzel aile toplantıları bu zamanlarda yapılır.En uzaktaki tanıdıklara telefonla ulaşılır.Gelen giden trafiği,bizim ziyaretlerimiz bitmez.Bayramın son gününe dek telaş dinmez.Anneciğim en güzel el açması su böreğini,incecik sarmalarını ev baklavasını ikram eder.Bayram heyecanı başka olur.Bu bayram biraz buruğuz ancak hayat devam ediyor.

Bayram bir diğer anlamıyla da paylaşmaktır.Aynı sevinci başkasına da yaşatabilmektir.Kendinden başkalarını da düşünebilmektir.O nedenle,bu güzel günlerde başkalarının da mutluluğunu düşünmek ve yardımlaşmak en güzel davranıştır.

İnsanın içinde bayram coşkusu olduğu sürece fırsatların bayram vesilesiyle eşitlenebileceği ve bayram sevincinin yaşatılabileceği kanısındayım.Yeter ki içten gelsin.Bu kültür insana aşılanmış olsun.Bayramlarımızı en güzeliyle yaşatmak ve geleceğe aktarmak dileğimle herkese iyi bayramlar :)

19 Eylül 2009 Cumartesi

Ayşe yazıyor : Oscar de la Renta

Gönderen Ayşe zaman: Cumartesi, Eylül 19, 2009 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
2009 Sonbahar-Kış New York moda haftasının şüphesiz benim için en özel defilesi Oscar de la Renta'nındı.Hangi birini buraya eklesem bilemedim.Hepsi şahane :)











Ayşe yazıyor : Lookbook

Gönderen Ayşe zaman: Cumartesi, Eylül 19, 2009 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Image and video hosting by TinyPic

Şükür blogumuza kavuştum.Kaç gündür hiç olmadığı kadar gönderi geldi aklıma ve malum teknik sebepten ötürü ekleyemedim.İnsanın eli ayağı oluyormuş bu blog meğer :)

Bu Lookbook resmi birkaç gün öncesine ait.Ve Zet Fashion'un uygulaması esas alınarak Tinypic üzerinden yüklenmiştir.Orjinal resmim bütünün kesilmesinden oluştuğundan görüntü biraz bulanık.Lookbook.nu'da orjinalini görebilirsiniz.Eğer üyeyseniz buraya tıklayın lütfen.Ayrıca üyelik isterseniz davetiye için ayysgll@hotmail.com adresimden benimle irtibata geçebilirsiniz.

11 Eylül 2009 Cuma

Ayşe yazıyor : Aydın

Gönderen Ayşe zaman: Cuma, Eylül 11, 2009 6 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Hafta başında bir işimi halletmek için Aydın'daydım.En yakın arkadaşım Gülten'e misafir oldum.Birkaç günden oluşan zamanımın işten kalan kısımlarını da arkadaşımla alışverişe ayırdım:)

Size kısaca Aydın'da nerelerden alışveriş yaptım anlatayım.
Öncelikle en meşhur yer Bulvar'dan başlayayım.Bulvar sağlı sollu mağazalarla dolu upuzun bir cadde.Gülten'imin evi tam da bu cadde üzerinde.Dışarıya her adım attığımızda dükkanların içindeydik.Aydın'da yaşanılacak en merkezi yer Bulvar diyebiliriz.Resim oraya ait.

Daha sonra Forum'u gezdik.İzmir'deki kadar büyük değil. Deichmann,Koton,İpekyol,Hotiç,LCW,Adil Işık gibi ortak mağazaların yanı sıra İzmir Forum'dan farklı olarak Batik,Kasha,Ykm,Penti gibi markalar da bulunuyor.

Sonra Bulvar'dan yürüye yürüye Yağcılara'a gittik.Burası İzmir'in Kemeraltı semti gibi.Kumaş,züccaciye,hediyelik eşya,incik boncuk,takı toka ne ararsanız var.
Ben iki cins kumaş aldım.Güzel şeyler dikmeyi planlıyorum.

Son olarak da Yağcılar'dan sola yukarı pazar yerine gittik.Salı günü pazar kuruluyordu.Ve İzmir pazarlarında bulunan H&M'leri orada da gördüm.

Yolunuz düşerse ve alışveriş zamanındaysanız bu merkezlere uğrayın derim.Ben tam da indirime denk gelmişim fiyatlar çok uygundu.







Mor merserize elbise Batik 9.90TL,beyaz kumaş etek Kasha 5.00TL.
Pembe pamuklu etek ve sarı saten elbiseyi ise anneciğime aşkoşum canımcıma aldım.Etek Kasha 5.00TL elbise JanRasco 9.90TL :)

09 Eylül 2009 Çarşamba

Ayşe yazıyor : Bu aralar

Gönderen Ayşe zaman: Çarşamba, Eylül 09, 2009 4 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Bu aralar Gözde çok meşgul malum Eylül'ümüz geliyor:) Ben de fazla fırsat yaratamadım blogumla uğraşmaya ama en kısa zamanda güzel gönderilerle yeniden buradayım:)

04 Eylül 2009 Cuma

Ayşe Yazıyor : Şaşırmayın

Gönderen Ayşe zaman: Cuma, Eylül 04, 2009 2 yorum Bu kayda verilen bağlantılar

Fotograf Diario de Estilo'dan.Favori bloglarımdandır kendisi.İspanyol modasına dair güzel ipucları edinebilirsiniz.Her zamanki gibi bu sabah da Bloglovin'den favorilerimi takip derken bu resime rastladım.inanılmaz değil mi?Fotograftakilerin yalnızca 3'ü kadın.1'i erkek.Ayaklar sizi aldatmasın:) Biz şükür ki burada böyle görüntülerle karşılaşmıyoruz ancak Avrupa'da erkeklerin kadın ayakkabısı giymesi olağan gelen bir durum.Modada cinsiyetler arası paylaşımlarda hep kadınların erkek modasından bir şeyler alması taraftarıyım.Hatta erkeklerde küpe aksesuarına bile sıcak bakmam.Caaanım ayakkabılarımı bir erkekle paylaşmaksa bana çoook çok uzak.Resmi tıkladığınızda büyük görebilirsiniz.

02 Eylül 2009 Çarşamba

Ayşe Yazıyor : Lookbook

Gönderen Ayşe zaman: Çarşamba, Eylül 02, 2009 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Bugünkü resim hakikaten bugüne ait.Urla/İskelede öğle saatlerinde her zamanki gibi rüzgarlı bir hava vardı.Lookbook'a üye olan okuyucularım lütfen bağlantıya tıklayın:)

Blog Widget by LinkWithin